Depresyon Nedir

Depresyon, çok sayıda semptomlarla kendini gösterebilen bir zihin hastalığıdır. Kalıcı depresif duygu durum, konsantrasyon ve düşünmenin engellenmesi, ilgi kaybı ve uykusuzluk iştahsızlık ağrı kadar çok sayıda fiziksel semptom depresyon belirtileri arasında yer alır. Er ya da geç depresyon süreci uzadıkça insanların büyük çoğunluğu intihar düşüncelerine kapılabilir. Tekrarlayan majör depresif atak geçiren hastaların % 10-15'i intihardan ölmektedir. Depresyonun ana belirtilerine baktığımızda; depresif duygu durum, ilgi kaybı, mutsuzluk, motivasyon eksikliği, artan yorgunluk belirtileri ortaya çıkar. Depresif ataklar herhangi bir yaşta ortaya çıkar, hastalığın zirvesi yaşamın 30 ve 40. yılları arasındadır. Son zamanlarda depresyon alanında yapılan çalışmalara göre, birçok hasta 30 yaşından önce dahi bu zihinsel rahatsızlığa yakalanabilir. Bu zihinsel hastalık kolay teşhis edilmez depresyonu hızlı ve güvenli bir şekilde teşhis etmek için çok fazla psikiyatrik deneyim gerekmektedir. Doğru teşhis yapıldıktan sonra %80 oranında başarı elde edilebilir.  Depresyon, yaş, cinsiyet ve sosyal statüden bağımsız olarak herkesi etkileyebilir.


Depresyon Neden Olur

Depresyon genellikle çeşitli faktörlerin etkileşiminden ortaya çıkabilir. Kalıtsal ve çevresel faktörlerin rolü değişebilir ve duruma göre kolayca cevaplandırılamaz. Genetik yatkınlık, nörobiyolojik bozukluklar ve bazı gelişimsel ve kişilik faktörleri depresyon modelinin temelini oluşturur. Kalıtsal olarak depresyon aile temelinde gerçekleşir. Birinci derece akrabalar etkilenirse, depresyonun kendi başına gelişme riski% 15 civarındadır. Genetik faktörler ayrıca psiko sosyal strese karşı duyarlılığı  artırabilir. Beyindeki metabolik ve fonksiyonel bozukluklar da depresyona yol açabilir.Birçok çalışma depresyonun beyindeki değişimlerin tipik değişikliklerle karakterize olduğunu düşündürmektedir. Bazı serotonin gibi nörotransmitterler, Dopamin, norepinefrin, asetilkolin, gama-aminobutirik asit dengelerinde bozulma depresyon nedeni olabilir. Depresyonlu hastalar genellikle sağlıklı insanlara kıyasla düşük seviyelerde serotonin, norepinefrin veya dopamin salgılar. Bu ilaçlar nörotransmitterleri arttırır ve depresyon belirtilerini azaltmaya veya bastırmaya yardımcı olur. Bununla birlikte, antidepresanlar tüm hastalarda etkili değildir. Muhtemelen nörotransmitter bozukluklarının ciddiyetinde bireysel farklılıklar vardır. Depresyon gelişimine katkıda bulunabilecek bir diğer faktör ise çocukluktaki yanlış yönlendirilmedir. Yanlış aile eğitimi sonuçta ortaya çıkan öğrenilmiş çaresizlik ve stresle başa çıkma becerilerinin düşüklüğüne yol açabilir. Kişi zor bir durumla karşı karşıya kaldığında kolayca pes etme yolunu seçer. Başarıdan başka bir yol istenmediği tüm toplumlarda depresyon vakaları yaygındır. Herkes başarılı olmayabilir ama çevre aile toplum, bunu sindirmekte güçlük çeker. Bu da bireyi depresyona iter.

 

Diğer olası risk faktörleri

  • Yalnızlık
  • Yoksulluk
  • Eşsizlik
  • Sosyal çevreden soyutlanma
  • Kalıtsal faktörler
  • Yanlış aile eğitimi
  • Özgüven eksikliği
  • Zararlı alışkanlıklar
  • Ölüm korkusu
  • Hastalık korkusu
  • Maddi gelecek kaygıları

hep depresyonu tetikleyen faktörlerdir.

Depresyon Tedavisi

Akut tedavi, akut hastalık fazı meydana gelir gelmez başlamalıdır. Depresyonun akut semptomları belirgin bir şekilde iyileşene kadar devam eder. Genellikle dört ila sekiz hafta depresyon tedavisi sürer. Akut tedavi sırasında hastalığın eğitimi ve planlı terapi kavramının yanı sıra ilaç almanın gerekliliği bilinmelidir.

Bakım tedavisi akut tedaviyi izler ve etkilenen kişinin durumunu nüksetmeye gelmeyecek kadar iyileştirmelidir. Depresyonun geri gelmesi psikiyatristlerin, gerçekten iyileşmeden önce hastalık belirtilerinin yeniden ortaya çıkması olarak adlandırdıkları şeydir. bu durum istenmediği için ilaçların düzenli alınması ve iyileşme belirtileri ortaya çıkınca ilaçların kesilmemesi gerekiyor. Bazı insanlar, ilaçların bu yüzden, alışkanlık yaptığını iddia ederler. Bıraktıklarında kötü hissettiklerini, ilaç aldıklarında iyi hissettiklerini ifade ederler. Göz ardı ettikleri şey ise, tedavinin yarıda bırakılmasının zararlı olduğudur. Tam olarak biten bir tedavi sürecinden sonra, doktor onayı ile ilaçları bırakabilirsiniz. Bu sizde herhangi bir alışkanlık yapmaz.

 

Meditasyonla Depresyon Tedavisi

Günümüzde meditasyonla depresyon tedavi edilebiliyor, kişi depresyona yol açan nedenlerikendi başına inceleme şansı bulabiliyor. Nerde hata yaptığını meditasyon yaparak anlayabiliyor. Geriye sadece bu hatayı yapmamak kalıyor.  Yine öz güvenden kaynaklanan zayıf direnç, meditasyon teknikleri ile yeniden güçlendirilebiliyor. Böylece kişi sorunlar karşısında kaçmayı değil savaşmayı seçer. Meditasyon kişiye olgunluk kazandırır. Başka açılardan bakmayı ve en önemlisi farkındalığı öğretir.


#depresyon nedir, #depresyon neden olur, #depresyon tedavisi

1 oy
0 oy
0 oy
0 oy
0 oy
0 oy
0 oy

Yorumlar

  • samirtoy

    samirtoy

    13 Ağustos 2018

    gerçekten de bu depresyon çağın en büyük belasi ama baş etmek için sanirim insan kendi kendine bişiler yapmalidir

    Yanıtla

Ne Düşünüyorsun ?

RedElma.com'a Giriş Yapın
RedElma Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!