Oryantalizm ve Resim Sanatına Olan Etkisi

Yeryüzü, içinde yaşayan insanların etkileşmesine ve sosyalleşmesine asırlardır tanıklık etmiştir. Bunlar arasında ; farklı aileler, farklı kabileler, farklı ırklar, farklı milletler ve hatta farklı medeniyetler bile vardır. Bu bahsi geçen farklı medeniyetlere,doğu-batı ilişkileri örneği verilebilir. Asırlar boyunca, batı safı doğuyu, doğu safı da batıyı anlamlandırmaya ve benimseme girişiminde bulunmaya çalışmıştır. Bu ikili atılımların temeli çok eskiye dayanmaktadır. Roma İmparatorluğu yıllarında Roma, Mısır ve İran gibi şark devletleri ile ticari, kültürel ilişkisi bulunmuştur.

Doğuya olan merak ve ilginin temeli o yıllarda atılmıştır desek yalan söylemiş olmayız. İşte doğunun, batı gözüyle araştırma ve incelemeye tabi tutulmasına biz 'Oryantalizm' diyoruz. Başka bir tanımlama ile ' Doğubilimcilik' veya 'şarkiyatçılık' şeklinde de ifade edilebilir. Oryantalizmin farklı kişilerce, farklı tanımları da mevcuttur. Oryantalizm üzerine çalışmalar yapmış ünlü  aktivist ve teorisyen Edward Said, yazmış olduğu ' Orientalism ' isimli eserinde: Batının doğu tarafından büyük bir önyargı ile ele alındığını ve oryantalizmin buna paralel olarak batı toplumunun 'ötekileştirici', ' alçaltıcı' tavırlarına da maruz kaldığı imasında bulunmuştur. 

Oryantalizm, doğduğu gibi gelişme ve büyüme imkanı da bulmuştur. Bu süreç, 18. yy'a dayanır. Bu gelişmenin arka planında ise siyasi ilişkiler vardır. 18. yy doğu-batı ilişkisine, ekonomisi köyüye giden Osmanlı ile Batı devletleri arasında zemin hazırlanmıştır. Onun dışında, gelişmiş gemicilik ve deniz taşımacılığına paralel olarak, kıtalar arası seyehatler artmıştır. Bu seyehatler daha çok, sanayisi gelişen ülkenin halkı tarafından, doğunun kaynaklarına ve ucuz insan gücüne sahip olma amacı güdülerek yapılıyordu. Daha sonra bu durum amacını aştı ve batılılar tarafınca egzotik ve mistik olarak tanımlanan doğunun, incelenme konusu olmasına sebep oldu.  

Tüm bunlar, doğu ve batı medeniyeti arasında kurulacak olan kültürel ve sosyolojik köprünün ayak sesleri idi. Denizyolu aracılığı ie ile doğuyu gezen, gizemine kapılan ve ilgi alanına dahil eden yalnızca Avrupalı tüccarlar değildi. Aralarında, bu kurulmakta olan medeniyet köprüsünü gerek sanatsal, gerek ezgisel, gerekse estetiksel ögelerle günümüze taşıyan ve geleceğe de taşıyacak olan edebiyatçılar ve ressamlar da vardı.

Oryantalizmin en kalıcı ve en nitelikli eserleri, birbirinden eşsiz resimler ve tablolar ile sağlanmıştır. İstanbul'dan Paris'e giden ve orada boy gösteren Türk ressamların yanı sıra, Avrupa ülkelerinden de Osmanlı'ya ve Osmanlının en ihtişamlı şehri olan İstanbul'a giden ressamlar da var olmuştur. Yalnızca, doğunun batılılarca uğrak yer olduğunu dile getirmiş olmamız, burada doğunun tanınmasında, doğunun kendisinin pasif kaldığı anlamı taşımasın. Aynı zamanda Abdumecid Han, Sultan Abdulaziz Han, Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi gibi tanınmış, siyasi kimlikler tarafınca da doğunun dış dünyaya tanıtımı başarılı bir şekilde yapılmıştır.

Oryantalizm teması, belli başlı sahnelerle buluşmuştur. İstanbul, Kahire sokakları ve bünyesindeki halkın gündelik işlerle meşgul olma durumu yansıtılırken, aynı zamanda herkesçe merak edilen  ve mistik bir hal barındıran saray haremleri de bu sanatın bir parçası olmuştur.

Oryantal resim akımı daha sonra yerini, empresyonizm ve kübizm gibi soyutsal nitelikteki resimlere bırakmış, etkisi de evrensel bağlamda sönmüştür. Ancak 21. yüzyılda dahi, bazı sanatseverler tarafından koleksiyonlara dahil edilmektedir.


#sanat, #oryantalizm, #doğu, #batı, #tablolar, #kültürel etkileşim, #medeniyetler arası köprü

RedElma.com'a Giriş Yapın
RedElma Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!