Mars’ı Yaşanabilir Kılmak, Yeni Bir Dünya

Sürekli akıllara takılan bir soru vardır; Acaba Dünya dışında da yaşayabilir miyiz? Çoğalabilir miyiz? Bu sorunun cevabı uzun yıllardır araştırılıyor. Bu araştırmayı en aktif yürüten kurum ise NASA’dır. NASA, bu araştırmaları daha sağlıklı yürütebilmek için çeşitli araç-gereçler yapmıştır. Örneğin Mars’a göndermiş olduğu Curiosity bunlardan yalnızca bir tanesidir. Curiosity, tekerlekli bir araçtır dolayısıyla mobildir. Marsın çeşitli yerlerinden toprak örnekleri almaktadır. Ayrıca üzerinde yer alan kameralar da Dünya’ya görsel veriler aktarma görevini yerine getirmektedirler.  

Bugünlerde Space X ‘in çalışmalarından da duyduğumuz gibi, Dünya dışı yaşam arayışı en çok Mars üzerine yoğunlaşmaktadır. Mars’ın şöyle bir avantajı vardır; Birincisi, Güneşten çok da uzakta değildir dolayısıyla aşırı, uç sayılabilecek soğukluk yoktur. Hatta bazen 20 dereceye dahi çıkabilmektedir.  İkincisi, topraklarında yer alan mineraller Dünyadakinden çok farklı sayılmaz. Bu da; biraz üzerinde çalışılırsa, temel geçim kaynaklarımızdan biri olan Tarımı gerçekleştirebileceğimiz anlamına gelir. Üçüncüsü ise, Marsta saptanan suyun varlığıdır. Yapılan jeolojik incelemelere göre, kayalarda derin yarıklara rastlanmıştır bu durum da, bir zamanlar Marsta akarsuyun varlığını ispatlar niteliktedir. Öte yandan Mars’ın kutup bölgelerinde buzullar bulunmaktadır. Bu buzulların suya dönüştürülebilmesinde çeşitli çözüm önerileri vardır; buzullara dinamit koyularak, dinamitin uyguladığı basınç ve sıcaklık ile suya dönüştürme veya alüminyum vasıtası ile güneşten gelen ısı ve ışığı buzullara yansıtma ve böylelikle yine sıvı formunda su elde etme… Şeklindedir. Avantajları olduğu kadar dezavantajlarından da söz etmek de mümkündür. Mesela Mars’ın oldukça ince bir atmosferi vardır ve bu da, gelebilecek her türlü meteor, gök cisimlerine karşı gezegeni korunmasız yapar.

Bilindiği üzere, Dünyamızın atmosferi, hatırı sayılır ölçüde kalın olduğundan dolayı, meteorlar burada yanmaktadır. Bu olay ise atmosferin mezosfer tabakasında yaşanır. Atmosferin kalınlığını belirleyen temel ölçüt ise tuttuğu karbondioksittir. Ne kadar fazla karbondioksit tutarsa o kadar kalınlaşır bu sonuç bizleri dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korusa da bir iç tehdit oluşturur; Sera gazı etkisi. Sera gazı etkisi dediğimiz bu olay; Güneşten gelen ısının tekrar uzaya çıkmasına engel olarak yeryüzünde hapsettirilmesinden ibarettir. Küresel Isınma da buradan gelir. Buzullarımızın erimesi de bundandır. Kullandığımız fosil yakıtlar, tahrip edilen doğa, böyle devam ederse sonumuz olacaktır.

Dünyada sonumuz gibi görülen bu küresel ısınma, kontrollü oranda Mars’ta uygulanırsa bizlere yeni bir yaşamın kapılarını açacak gibi görünüyor. Bunu gerçekleştirmenin başka bir yolu da var elbet Mars toprağındaki karbondioksiti atmosfere salmak. Çünkü karbondioksitin büyük bir kısmı buzulların altında, yeryüzünde bulunmakta.

İsmini saymadığımız bir unsur daha kaldı; Oksijen… Temel ihtiyacımız olan bu oksijenin Dünyamızda nasıl sağlandığı ile ilgili farklı argümanlar yer almakta. En önemlileri;

Abiyonegenez yani canlılığın ilk başlangıcında, ilk canlıların oksijensiz solunum yapıp, çevreye oksijen saldığı.

Okyanuslarda yaşam sürdüren siyanobakteriler ile oksijen sağlandığı

Güneşten gelen Ultraviyole ışınlarının okyanus suyundaki 2 hidrojen, 1 oksijen birleşimini çözücü görevini üstlenerek atmosfere oksijen sağladığı.  ( Tabi o dönemde dünya atmosferinin o kadar kalın olmaması gerekiyor UV ışınlarının yeryüzüne ulaşabilmesi için. )

Dünyamıza oksijenin nasıl geldiği ile ilgili en sağlam argümanlar bunlar…

Sanıyoruz ki, Marsta oksijeni sağlayabilmek için buzullardan sıvı formundaki suyu elde edebildikten sonra ve atmosferi kalınlaştırmadan önce morötesi ( UV ) ışınlarının yeryüzüne temas etmesine izin vereceğiz.

Ayrıca Marsta bir yılın geçme süresi Dünyadakinden 2 kat daha uzun, atmosfer basıncı bizimkinden daha az ve yer çekimi de aynı şekilde daha az.

Bir gün Marsta yaşayabilmeyi başarır mıyız bilemiyoruz. Eğer başarabilirsek bilin ki,  bunu oldukça zahmetli ve külfetli bir şekilde sağlamış olacağız. Ayrıca bunu sağlayabildikten sonra umarız ki barış, huzur dolu ve doğaya zarar vermeden, doğa ile iç içe bir ikinci gezegen yaşamına sahip oluruz.


#Mars, #Yaşanılabilir Gezegen, #Dünya, #Space X, #NASA, #Dünya Dışı Yaşam, #Mars, #Curiosity, #jeolojik, #yoğunlaşma, #Güneş, #toprak, #su, #akarsu, #basınç, #alüminyum, #sıvı, #karbondioksit, #tehlike, #Isınma, #Buzul, #küresel ısınma, #Oksijen, #Temel ihtiyac, #Abiyonegenez, #Ultraviyole, #gezegen, #doğa

RedElma.com'a Giriş Yapın
RedElma Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!